KAFAMIN İÇİNDE

    Soluk yüzlü kadın olarak yazmaya karar vermiştim. Gülemiyordum, ağlayamıyordum. Sanki hissizleşmiştim. Biri gelip bütün duygularımı almıştı. Ama düşüncelerimi almadan gitmişti. Neden beni düşüncelerimle yalnız bırakmıştı? Bilerek yapmış olmalıydı. İnsan, kendi kendini iyileştirebilirdi. Diğer insanların görüşleri aslında hiçbir şey ifade etmiyordu. Sadece kendimi kandırıyordum. Biliyordum, beni en iyi ben anlardım. Belki de sorun da buradaydı. Karşımızdaki kişileri anlamıyorduk. Anladığımızı düşünüyorduk. Ne kadar sahteymişiz meğersem hepimiz. İnsanoğlu büyük bir yalanın peşinden koşuyormuş. Şimdi bunu daha iyi anladım. Hiç kimsenin size yaşattıklarını unutamazsınız. Sadece düşüncelerinize yeni şeyler eklenir ve diğerleri eski bir mahzene atılır gibi ruhunuzun bilinmeyen derinliklerine atılırmış. Ama yeri ve zamanı gelince her şey açığa çıkarmış. Bütün kirli düşünceleriniz birer birer karşınıza çıkıverirmiş. İşte o zaman sorarsınız kendinize, ‘ben neyim? ben kimim?’
Sahiden kimim ben?
   Ben, poğaça yerken kahve içmeyi seven biriyim. Zıtlıklardan hoşlanan bir kızım. İşte bu yüzden kendime zıt olan insanların peşinden gidip, hayal kırıklığına uğrayıp, sonra da bu üzüntülerle başa çıkmaya çalışıp, bunları da yazıya dökmeye çalışan biriyim. Ama en azından olmadığım gibi gözüken biri değilim. Neysem oyum. Soluk yüzlü kadınım. Mizacı sert, insanların geri durduğu ve çoğu kişiyle anlaşmaya dahi uğraşacak gücü olmayanım. Çünkü insanoğlu basit ama bir o kadar da anlaşılmazı zor varlıklar. Ve ben insanları çözmeye çalışmaktan çok yorulmuş bir kızım./251119
https://sarkac.org/2019/03/bilgisayarlar-dusunebilir-mi3/

Yorumlar

Popüler Yayınlar